Ali ÇALIŞIR

EBRU SANATÇISI

MAKALELER BİR EBRU MASALI

BİR EBRU MASALI

Bir pazar günü Eyüp'te Mehteran Bahçesine gitmiş, bu Ebru Atölyesi ile karşılaşmış lakin fotoğraflayıp da sizinle paylaşamamıştım. Bu Pazar yolumuz tekrar düştü buraya ve hemen başladım fotoğraflarını çekmeye. Ufacık bir oda burası, içerde 5-6 kişiden fazla seyirciye yer yok. Neyse ki iki gidişimizde de gayet sakin sayılırdı. Atölyenin ufak penceresinden bir görünüm...



Ebru ustası Ali Çalışır, sürekli ebru yapıyor burada, ebru yapılışını aşama aşama fotoğrafladım. Önce tekneye boyalar serpiliyor. Çiçek ebrusu çalışırken zemini oluşturacak boyalar yapılıyor ardından çiçeği oluşturacak boyalara geçiliyor. Su yüzeyinde birdenbire bir lale beliriyor. Geleneksel çiçek ebrusunun da gelenekselini Lale deseni oluşturuyor. Menekşe, karanfil, sümbül, gül, papatya ise sonradan eklenenleri... Ben en çok menekşe desenlerini beğeniyorum. Maalesef Ali Bey'in bu şekilde çalışması yoktu gördüklerim arasında... Neden diye sormak da aklıma gelmedi.



Şu an herşey su üstünde ki toprak ve boyalardan ibaret, birazdan bu güzel desen kağıt üzerine geçecek.

Üzerine bildiğimiz fotokopilerde kullanılan türden beyaz kağıtlardan kapatılıyor. Teknenin boyutuna göre kağıtlar kullanılıyor. Kağıt şu an su üstünde yüzüyor.


Kağıt alt kenarlarından kaldırılıp teknenin kenarından sıyırılarak çıkartılıyor ve işte sonuç...



Ebru İngilizce'de "Turkish Marbled Paper" olarak geçiyor. Almanca ve Fransızca'da da aynı şekilde "Türk Mermer Kağıdı" anlamlarına gelecek şekilde isimlendirilmiş. Arka fon, mermeri anımsattığı için bu isimle anılıyor.

Ebru ustası Ali Çalışır biraz sitemlerinden bahsetti bana. Geleneksel Ebru Sanat Camiasından dışlanıp aforoz edildiğini, bunun sebebinin ise geleneksel yaklaşımın dışına çıkmasından kaynaklandığını anlattı. Benim aklıma da Orhan Pamuk'un Benim Adım Kırmızı kitabında bahsettiği aynı durum geldi aklıma, kitap boyunca "Bir minyatür sanatçısının tarzı olmalı mı, imzasını yaptığı minyatüre atabilir mi" konusu işleniyordu... Cevap ise sanatçıların ayrı tarzları olamaz, imza olamaz idi. Çünkü minyatür sanatı, yaratılanın bir yansıması olabilir sadece, yorum katılamazdı. Aksi durum Yaradan'a inkardan başka birşey değildir deniliyordu. Demek ki aynı durum Ebru sanatı için de geçerliydi. Ali Bey, dışlanmasına rağmen çalışmalarını sürdürüyor. Yaptığı gül deseni ebrusu Kültür Bakanlığından birincilik ödülü almış.

Örneğin, bir papatya ebrusu bu şekilde olmalıdır. Bütün yaprakları resme bakana dönmüş vaziyette, oysa ki bu karanfil ebrusunda çiçekler yandan görünüşleri ile de resmedilmişti ve geleneksel ebruculuğun dışında idi bu durum...

Bu gül ebrusu Ali Çalışır'ın kendisinin geliştirdiği bir ebru türüymüş.


Bu atölyeden ebru da satın alabiliyorsunuz. Fiyatlar çok çeşitli; büyük boy ebruların fiyatı 30-40 milyondan başlayıp 300 milyona kadar çıkıyor. Yapılma zorluğu, üzerinde kusuru olup olmaması fiyatlandırmanın unsurlarını oluşturuyor.



Atölyeden ayrılırken Ali Bey'in düşünceli hali yansıdı fotoğraf kamerasına...
Ali Bey sadece Pazar günleri bu atölye de bulunuyormuş, diğer günler ne yapıyorsunuz diye sorduğumda muhasebecilik cevabını alınca epey şaşırdım. Haftanın üç gününü ebru sanatına ayırabiliyormuş. Sohbet uzadıkça uzuyordu, eşim kapıdan seslenip vapuru kaçırıyoruz hadi deyince gözlerim Ebru sayfalarında, istemeye istemeye ayrıldım bu güzelim bahçe içinde ki mekandan...

Pınarın Kulubesi
04 Haziran 2007 Pazartesi

HAFTANIN EBRUSU

KUTLU DOĞUM ÖZEL SERGİSİ